- aşkın gözü lenslidir -

- bir ev var uzakta -

- iki kere yalnızlık -

- garp -

- alın yazısı -

- insan bu -

- sen'i unutmak -

- sanat ve toplum ilişkisi -

- neden güngören? -

- 'lale devri' -

- dindar derken... -

Yazdır PDF

MASKELİ BALO

Bir maskeli balodur Nisan.

Güneşin doğmasıyla gizlenen simalar, gün ışığı karanlığa gömüldükçe tanıtır kendisini.

Sabah saatlerinde tüm renkleri parlak kılan güneş; ilerleyen dakikalarda yağmur bulutlarının gri paltosunu giyer.

Soğuk bir rüzgârla yapraklarını döken ağaçlar, sıcak bir gülümsemeyle yeniden çiçek açar.

Gecenin geç saatlerinde yatağına uzanıp yorgun bir tebessümle veya somurtkan gözlerde kararını belli eder insan.

Mutluluk ve hüzün, ardısıra yaşanan kısa zaman dilimlerinde bünyeyi karşıt ifadelerin siyah-beyaz koridorlarında oyalar.

Ağız dolusu kahkahalar, sessiz bir hüzne terk eder kurulan cümlelerdeki yerini.

Melankolinin ağırlığıyla düşmüş omuzlar, sarı-sıcak bir neşeyle birdenbire ayağa kalkar.

***

Aslında sahte yüzleriyle maskeli bir balodur Nisan.

Son valsin kiminle olacağını bilmeden, adımlarını partnerine uydurmaya çabalar insan.

Sebep ve sonuç birbirleriyle dans eder.

Masumiyetin beyaz gömleğini giymiş hatıralar cinaslı adımlarıyla kapıda belirir.

Tutarsız davranışlar yeni elbiseleriyle salona girer.

Sembolist kelimeler, astigmatik gözleriyle sayfalar dolusu cümlelere selam eder.

Ve balo sona erer.

Geçmiş ve gelecek tüm konukları alkışlar. Işıklar söner.

Dekor toplanır. Maskeler çıkarıldıktan sonra geriye tek bir şarkı kalır:

            

            

Yaktım gemilerimi

Dönüş yok artık geri…

                   

 

Said Dogrul



     Said Doğrul’un Eski Yazıları

Yorumlar

Ad *
e-Posta
Code   
JPS
Yorum Ekle