- aşkın gözü lenslidir -

- bir ev var uzakta -

- iki kere yalnızlık -

- garp -

- alın yazısı -

- insan bu -

- sen'i unutmak -

- sanat ve toplum ilişkisi -

- neden güngören? -

- 'lale devri' -

- dindar derken... -

Yazdır PDF

DÜŞÜNÜRSEN ÖLÜRSÜN

Ne kadar korkutucu bir kelime, 'düşünce.'

Ne gelirse insanın başına, bu kelimeden geliyor.

Düşününce, gerici ilan ediliyor insan.

Düşününce, hapse atılıyor.

Düşününce, dışlanıyor.

Düşününce, lekeleniyor.

Düşününce, hastalanıyor.

Düşününce, bütün düşünceleri piç ediliyor.

Düşünmek, düşten geliyor ve bizim bütün hayallerimize kota koyuyorlar.

Diyorlar ki;

'Düşüncenin değil, düşüncemin yettiği kadar hayal edebilirsin!'

Ben buna uymuyorum, diyemezsiniz.

Hepimiz uyuyoruz. Hem de mışıl mışıl...

Üstelik bir ninni okuyanımız bile yok,

Ya da kulağımıza umudu fısıldadıysan güvercinlerimiz.

Hepsi dünde kaldı, eskide...

Ki dün kadar eskiyen hiçbir şey yoktur bu evrende.

Birbirimizle barışmayı değil, savaşmayı öğrettiler bize.

Ne zaman birleşmeye kalksak, ikiye böldüler,

Ve hiçbir zaman birleşemedi bu kalpler.

Birleşmeyecek de.

 

Konuşmak yok,

Susmak yok.

Düşünmek yok.

İnsanlar artık yok.

Kalmadılar, bittik.

Küçüktük, 'önümüze gelene yüz tekme' derdik

Ve o tekmelerin hepsini yüzümüze yedik büyüdükçe.

Afiyetle...

 

'Düşünüyorum, öyleyse varım' diyen Descartes, bir nevi seni kanıtladığını iddia etmişti Tanrım.

Şimdi ben, 'düşünüyorum, öyleyse öldür beni!' desem,

Sen mi, yoksa kulların mı koşar canımın peşinden?

Bilmiyorum...

 

Artık öyle bir haldeyiz ki,

Düşenden ziyade, düşünenin dostu kalmıyor çevresinde...

Merve Ceylan

Paylaş

Facebook MySpace Twitter Delicious Google Bookmarks 


     Merve Ceylan'ın Eski Yazıları

Yorumlar

Ad *
e-Posta
Code   
JPS
Yorum Ekle