- aşkın gözü lenslidir -

- bir ev var uzakta -

- iki kere yalnızlık -

- garp -

- alın yazısı -

- insan bu -

- sen'i unutmak -

- sanat ve toplum ilişkisi -

- neden güngören? -

- 'lale devri' -

- dindar derken... -

Yazdır PDF

‘HALK BUNU İSTİYOR’

Popüler bir kelime ‘popüler’.

En klasik anlamda halka ait olan veya birçok kişi tarafından sevilen manalarını taşımasına karşın; günümüzde artık ‘’Büyüyünce ne olacaksın?’’ sorusuna bile bir cevap olarak verilebiliyor.

Telaffuzu basit olan bu sıfat, tamlamalar oluşturduğu kavramlarla karmaşıklaşmaktadır.

Birçok olguyu basit bir düzeye indirgeyerek nesnenin asıl değerini kaybetmesine neden olmakla beraber; bunların içini boşaltarak birer slogana dönüştürmesi  ‘popüler olandan nefret etmek’ düşüncesini bile popüler hale getirmektedir.

İnsan dediğimizde yaşayan tek bir varlıktan bahsetmez ve toplum içinde birlikte sosyalleşmiş tüm kişileri kastederiz.

 Fıtrat gereği insan birliktelik içinde olduğuyla etkileşim yaşar.

Farklı kültürel biçimlenme ve yaşam deneyimleri insanı değişken bir beğeniye götürür ve ‘popüler kültür’ karşımıza çıkar.

 

Popüler kültür çabuk kullanılır ve hızlı tüketilir.

Bu kullanım ve tüketim, kalıcılık ve süreklilik sağlar.

Sistemin yürümesi; popüler olana ağzını eliyle kapatarak tepki veren ve popüler olanı vücuduna uygulayan bireylerce sağlanır.

Medya ya da insanlar arası ilişkilerce güçlendirilen popüler meta aslında demokratik değil faşizan yöntemlerle kendisini sattırır.

X parfümünü sıkmamak veya Y ayakkabısını giymemek ile eşdeğer tutulan değersizlik ya da popüler deyişle ‘eziklik’ , kişiye dayatma olarak sunulur.

Tuhaf sesler çıkartılarak verilen hayranlık tepkileriyle yüceltilmiş marka, aslında niceliksel fazlalığın ve niteliksel yoksunluğun ürünüdür.

 

***

Günlük hayatta aslında sürekli beraberizdir ‘popüler’ ile.

Starbucks’ta espressosunu yudumlayan Che Guevara t-shirt’lü gence baktığımızda yada ‘’I’m free’’ bilekliğiyle aslında kendini belli bir kalıba soktuğunu fark etmeyen ‘gotik’ giyimli bir kızı gördüğümüzde…

Popüler olana uzak durmak oldukça çekici gelse de; sistem sizi uzak duran insanları uzak durmayanlardan uzaklaştırarak bir kamplaşmaya tabi tutar.

Farklı giyimler veya farklı kelimeler ya da farklı marka tercihleri insanları farklı düşünmeye veya farklı yaşamaya yada farklı konuşmaya sürüklüyor.

Sermaye karnını doyurdukça uçurum genişliyor ve birbirine düşman insanlar meydana geliyor.

Elbette toplumsal ayrılıkları siyasal ve ekonomik koşullardan soyutlayamayız.

Fakat günümüzde ‘tikky’ diye isimlendirilen sevilesi varlıklar Hugo Boss gözlüklerinin altından diğerlerine ‘ezik’ olarak bakıyor.

Diğer yandan ‘emo’ olarak adlandırılan ve yaşı kaç olursa olsun hayatın boş olduğunu keşfederek(!) kaldırımları mesken tutan canlı türleri kendisinden olmayanlara kıstığı gözlerinden ‘zavallı’ damgasını vuruyor.

 

***

Benzer kıyafetleri giymiş ve benzer şekilde konuşan yüzlerce çeşit...

Evet, bizler sistemin içinde olmamıza rağmen sistemi eleştiriyoruz. Fakat ‘halk bunu istiyor’ klişeleriyle sürekli dayatılanlar; hiçbir şeyi kafasına takmayan ve hiçbir noktada asorumluluk göstermeyen bir nesil ortaya çıkarıyor.

Ve düzgün bir düzensizlik içinde sistem işlemeye devam ediyor.

Aslında popüler olanı sahiplenmek ve de popüler olanın ilginç ayrıntılarını anlatan mallardan olmak belki de daha iyi.

Bir gün popülere göre hareket ederek hiçbir şeyi sallamadan daha sorunsuz bir hayata kavuşmak hatta ve hatta popüler olmak çok cool olabilirdi.

Fakat her şeyi belli bir plan dahilinde yaratan Yaratıcı, yarattıklarını sınıfsal ayrılıklarla değil kimliksel farklılıklarla yaratmıştır.

Sonuç olarak yaratılmış olanlar; özüne uygun hareket etmek adına, yozlaşmış değerlerinin peşinden koşmalıdır.

İkoncanların değil.

                                                                                 Said Dogrul

 

 

 



     Said Doğrul’un Eski Yazıları

Yorumlar

avatar serkan kasapoğlu
-1
 
 
GAYET GÜZEL BİR YAZI TOPLUMDAKİ GÜZEL Bİ SORUNA DEĞİNMİŞSİN. ANCAK YAZININ ÖZELLİKLE BAŞINDA ÇOK FAZLA POPÜLER KELİMESİNİ KULANMIŞSIN. YAZILARININ DEVAMINI BEKLİORUM
Ad *
e-Posta
Code   
C.C.by JPS
cevap yaz
iptal
avatar said dogrul
0
 
 
tesekkurler kasapoglu.

aynı kelimenin birkaç defa kullanılmasına gelirsek;

"tespit için tekrar, te'kit için terdat; teyit için takrir, tahkik ve tekrir gerek."
Ad *
e-Posta
Code   
C.C.by JPS
cevap yaz
iptal
Ad *
e-Posta
Code   
JPS
Yorum Ekle